uluc'la bahcede arcade fire dinliyorduk. umit geldi ve ipodu kurcalarken 'black box recorder'i gorunce bogazimda bir dugum oluyor. ayva yemis gibi..'dedi ve wonderful life'i caldi. sonra aklima nago'nun bir sabah vakti bostanci'da dinlettigi nick cave'in wonderful life'i geldi. sabahtan beri 100 kez dinlemistim. tesaduf olamaz. wonderful life'lar birbirine girdi. ama cok haklilar nick'ler ve black box'lar.
we got nothing much to lose
but this wonderful life
if you can find it
and when you find it
ya da
no need to run and hide
it's a wonderful, wonderful life
iste boyle sevgili gunluk.
icinde bir adet bile yalanin olmadigi muhtesem bir hayata merhaba dedim bugun. anneme de anlattim her seyi. boyleyken boyle. ya evet anne dusunsene hayatimi boyle zavalli bir insanla gecirebilirdim yalanlarina kanip. sonra babaannem aradi. koy gotune rahvan gitsin dedi. cok guldum.
insanin harika bir ailesinin ve arkadaslarinin olmasi buyuk bir luks.
sonuc olarak
dunyada bir suru guzel insan var.
bir o kadar da ruh hastasi.
nerede duracagini bilmek sana kalmis.
zavallilik baki bir sey.
neticede it's a wonderful life if you find it.
once londra sonra berlin sonra belki de barcelona, barcelona.
ohohohoohoh ben de çok güldüm babannene bak hala gülüyorum hohohoho
ReplyDelete