Monday, December 21, 2009

peter's mum. entry.


eski maillerin hepsini internet mezarligina gondermeden once beni anlamani istiyordum.
cunku sahip oldugum 26 yilin ogrettikleri tahmin edebileceginden daha fazla degildi.
insanlari takip etmeyi seviyordum, bilirsin. ama ozellikle hic tanimadiklarimi. herkesin benim gibi bir dunyasinin olduguna inanmak istiyordum sadece. ama inanmamam icin bir suru sebep vardi. dunyada ne cok insan var. ne coklar. diye sorgulamaktan vazgecmem. en sevdigim konudur. ve bir de havalar, kadinlar ve erkekler ve erkekler ve erkekler ve zaten kadinlar ile kadinlar. bir de aslinda cok eski olmayan o eski sarkilar.
HER SEYDEN COK SİKİLİYORUM.
hatirlamadigim anilarimdan bile.
butun o karmasik ve siradan, bir o kadar budala ve kucuk hesaplar
dunyanin en guzel haberleri diye mailime gelip duranlar
bir kere bile acip bakmadim
saniyesinde trash'e yolladim
kim beni kaydettiyse oraya
kusura bakma

dedi kadin telefonunun sarjinin kablosunu duzgun bir sekilde sarmaya calisirken. peter ise o sirada boynunu bukmus kazagindaki pamuklari cekistiriyordu. 'histeriklesmekten bikmadin mi?' diye sordu minnie'ye. 'senin icin gercekte zor olmali boyle varolmak' diye de ekledi.

minnie butun bunlari duymamiscasina soylenmeye devam etti.

birazdan kahrolasi bir kitabevine gidip okurlarimla bulusacagim. cunku yazarlar okurlariyla bulusmak zorundaymis gibi bir durum icat etti salak humanistler. halbuki onlardan banane! kitaplarimi aliyorlarmis ve okuyorlarmis. geri donus cok onemliymis. hah! gitmek istemiyorum. lanet olsun. teker teker isimlerini soracagim. senin adin ne? jane diyecek ama cocugum icin imzalamanizi rica ediyorum. cocugunuzun adi ne diye soracagim. gulumseyerek tora diyecek. uc yasinda vs. hikayesini anlatacak. bu sirada kuyrugun arkasindaki ihtiyar kadinlar en sevimli suratlariyla kadini dinliyor olacaklar. ve ben hepsinden nefret ediyor olmama ragmen orada onlar icin varolacagim.

- minnie lutfen! anlamsiz bir sekilde kendini hirpaliyorsun su an. lutfen artik karsimda ciplak durmaktan vazgec ve hazirlanmaya basla. yoksa birazdan ben soyunacagim ve sen de imza gunune gec kalacaksin. der peter butun cekiciligiyle.

minnie bir an duraksayip ve yerde duran cantasina dogru egildiginde peter televizyonun kumandasini alir. minnie cantadan cikardigi poseti peter'e atar. peter irkilerek poseti uzerinden firlatir.

allah kahretsin minnie. yine mi. neden hep ayni seyi yapiyorsun. biktim su posetlerden. lanet olsun,

minnie aglamaya baslar. peter ayaga kalkar ve minnie'ye sarilir. bes dakika ayakta dururlar, sessizce. sonra peter minnie'yi yatak odasina goturur. 'bence bu elbiseyi giymelisin' der. minnie gulerek: 'biliyordum bunu sececegini' der ve elbiseyi giyer. parfumunu sikar. cantasini alir. peter'i oper ve evden cikar.

'iyi davran okurlarina' der peter arkasindan...

sonra peter gider poseti alir. icine bakmadan cope atar. televizyonu acar. rahat edemez. minnie'nin elbiselerinin oldugu dolaptan kucak dolusu kazak cikarir. onlara sarilir ve uyumaya calisir. camdan disari bakar. surati eksir cunku midesi bulanmaya baslamistir. hemen ayaga kalkar ama cok gec. ve iste minnie'nin en sevdigi kazaklarinin uzerine kusmustur.

lanet olsun lanet olsun lanet olsun

hemen telefona sarilir. minnie'yi arar: minnie cok ozur dilerim kazaklarinin uzerine kustum der ve yere duser. peter coktan olmustur.

minnie ise peter'in oldugunu bildigi halde, bestseller olan kitaplarini imzalamaya devam eder. teker teker herkese isimlerini sorar. gulumser, yaslilara ve genclere. zamani doldugunda kalkar eve gider. yerde olu bir sekilde yatan peter'i oper. kazaklari cope atmak icin hareket ederken o da kusar. copun icinde poseti gorunce ise delirir. ortaligi tekmeler. en buyuk darbeyi bulasik makinesi almistir. bir sure oylece mutfakta durur. sonra telefonu alir eline. sabine sabine sabine diye sayiklar.

sabine butun bunlar benim yuzumden oldu. peter seninle yasamaliydi. ozur dilerim. ozur dilerim. ama simdi o oldu. istersen ben senle yasayabilirim. hamileyim.

No comments:

Post a Comment