Monday, July 12, 2010

Vilhelm Hammershøi.





insan her gecen gun yeni bir sey ogreniyor klisesi bir yana sevgili gunluk, kadim dostum moleskine'imi studyoda unutmus olmam diger yana. biraz dertliyim bu konuda. icine yazdigim hiper realistik ve ama dahasi da pek bir bombastik siirlerim umarim desifre olmamistir. sonra dusundum de pek dert etmedim. habitat sarap kadehinin fiyati ile yanyana duran o siirlerin pek onemi yok aslinda. ne olacakmis sapik oldugumu dusunurlerse. ben onlarin sapik oldugunu, hic yazmadiklari siirlerini okumadan biliyorum.

neyse, diyecegim su: bugun salak salak web'e bakarken vilhelm hammershøi ile tanistim. insanlarin flickr'larina bakmaktan fenalik gelmisti ki soguk limonata gibi yetisti. bunca dinginlik hepimize yeter. ustelik, bunca gurultunun icerisinde hayata dair bir takim naif dusunceler icerisine girmisken. nedense tophane'nin ustundeki kacak kahvede elinde suluboyasi ile karsinin resmini cizen kiz aklima geldi. minare cizmek adettendir. sonra sevin hanim demisti ki, aslinda o onemli mimar adam gittigi her sehirde oturur ve resim cizermis saatlerce. o zaman aklima gelmisti mesela berlin'e gittigim zamanlardan birinde karanlik bir aksam vakti kendimi sokaga atmistim da birine benzettigim bir genc adam bisikletinin uzerinde, siyah kasmir paltosunu giymis, turizm acentasinin onune park ediyor. ellerinde yun eldivenler vardi galiba. gormedim ama kasmir paltoya yun eldiven olur diye dusunmustum nedense. o anin resmini cizerdim. bir de zincirlikuyu'daki devasa vakifbank binasinin gisesinde islem yapan iki kisi, uc gorevli biri bosta, numaralar 93-94. sanki. cok yalniz gelmisti o insanlar o anlarinda. biraz sonra ben de ayni sekilde orada duracaktim ama kimse bekleme koltuklarinda benim dusundugumu dusunmeyecekti.

ve en fenasi da kimse bu anlarin resmini cizmeyecekti.

yanilmisim sevgili gunluk, cunku edward hopper'dan sonra vilhelm hammershøi dusunmus bunlari. lakin hay aksi! ayni donemde yasamadik ki. her zamanki gibi.

No comments:

Post a Comment