Friday, August 20, 2010

seffaf kumaslara sarilarak sonbahari beklemek, bavul toplamak ve sonunda yine gitmek




icimde sikismis bir sey var. derin derin nefes alsam gececek gibi ya da asit icsem eriyecek. bir kutle: yemek borumun ustunden baslayan, midemin altinda sonlananan. henuz bagirsaklarima sirayet etmemis. basta bu iyi bir seymis gibi duyulsa da belki de oraya sirayet ettiginde cikabilecek. bunu simdilik bilmiyor, bilmedigim seyleri de bir suredir analiz etmiyorum. bedenimle kurdugum iliski hicbir zaman mukemmel olmadi. cok kotu davrandim ona. sandim ki ona kotu davrandigimda kurtulacagim. oyle degilmis. bedenim gitse de kurtulamayacagim seyler var. mesela olmayan organlarimin arasindaki kutle! bellegimin kenar ve koselerine sikismis gecmisimle mucadele halinde!
bellekle ilgili bir makale okudumdu. orada gecmiste hic sevmedigimiz seyleri buyuyunce gecmiste de nasil ve neden sevdigimizi sandigimizi veya vice versa anlatiliyordu. ustelik biliyor musunuz ki gecmis sandigimiz seyin buyuk bir kismi yasadigimiz gecmis degilmis. yasamadigimiz gecmisin esirleri olarak, bellegimizin bize oynadigi oyunlarla gelecegimizi sekillendirmeye calisiyormusuz. ahmakca!
daha az ahmakca olan ise bunu bilmek ve bunu bilerek mutlu olmak. nasil mi?
sanatlarin tek isi bu galiba. kaypak bir zeminde durmaya calisan varligimizin aynasi olabildiginde sadece ama. ittirerek olmuyor. kabimizi doldurmamiz gerekiyor. kabiniz bos ise isimiz daha kolay fakat tipki benim icimdeki kemiklesmis kutle ile doluysa ve kuflu agirligi yerlerde dolanmaniza neden oluyorsa da pes etmeyin. bakin ben bile pes telinden ezgiler mirildanmiyorum.
cunku cok sikildim. hayatin tepeme attiklarindan. hep bir seyler gelsin diye beklemekten. BİR SEY GELECEK VE SUPER KAHRAMAN OLACAGİM. hayir. hicbir zaman super kahraman olmak istemedim. ama daha da fenasi durmam oldu. bari sonunda bir sey olacagimi sansaydim. hayat basima gelecekler olmamali. hayat benim sececegim bir sey olmali. secilen degil, secen olmaliyim. gezegenin mutsuz saliniminda ucusmamaliyim. zaten her an toz ve gaz haline gecebilirim.
bahsettigim sey super mutlu olma hali degil. cok az insan super mutlu olmayi basariyor.
bahsettigim kendini insa etmek.
kim var ki etrafinda senden baska, sana en yakinda duran. uzgunum ama cok yalnizsin. hicbir zaman sevgi frekansin digerininki ile ayni paralelde yayilmayacak. dna gibi. herkesinki ayri. yakin olanlar ya da uzak olanlar. kesisimler, baslangiclar, bitisler. talepler, yalanlar, aglamalar. hepsi bir yere kadar.
sicak topraklardan soguk zeminlere gectigim yapiskan bir yaz aksam ustunden sesleniyorum sana dunya. icime soktugun bu sey her ne ise, ondan kurtulacagim. ve yeniden dogacagim.

No comments:

Post a Comment