Thursday, November 11, 2010

abbasaga semtimiz.

yine bir okul cikisi ve yine bu yokustan asagiya dogru yuruyor. asfalt zeminin uzerinde jole gibi titresen tesadufi bir amcanin balgamina basmamak icin sendeliyor. sonra kaldirimin kenarinda ogurmeye basliyor.

"allah belanizi versin. sokaga balgam mi atilir. midem yerinden kalkti. "

kenarda duran teyze saskinlikla ona bakiyor. koyu ten rengi coraplarinin uzerinden bile okunan damarlari bir anda ortaliga yaglanmis cilt kokusu yayiyor.

kafasini ceviriyor. kusarken senin de gozlerin yasarir mi bilmem, ama onunki sirilsiklam. itiraf etmem gereken bir sey var: nemli gozler beni tahrik ediyor. ve onu ilk kez boyle goruyorum. babamin dukkanin onune koydugu eskimis kadifesi ile bohemya kralinin tahtina benzeyen bir koltukta oturmus, cigara tutturuyorum. birazdan onunla iceriye girecegimizi bildigim icin heyecanliyim. bana dogru yuruyor. beyaz bez ayakkabilarinin tekinin ustunde gri ayak izi var. dizindeki yara da henuz gecmemis. bana dogru yurumeye devam ediyor. sanki beni gormemis gibi bakiyor. icimden gecip dukkana girecekmis gibi. o iki saniyelik mesafede onun icindeki halimi goruyorum. en son gecen hafta babamin oglen uykusuna yattigi kanepede soyunmadan sevismistik. bugun ne yapacagiz acaba?

simdi onumde duruyor.

kustugunu gordum!

igrenc herifler. sogaka nasil bu sekilde tukuruyorlar. nefret ediyorum hepsinden. isin kotusu bu adamlar evlerinde de boyle.

benim babam da banyo lavabosuna sumkurur.

nasil tahammul ediyor annen.

etmiyor.

iceri girelim mi, sana gostermem gereken bir sey var.

iceri giriyoruz. pilisi kirismis etegi bir saga bir sola sallaniyor. bacaklarina bakiyorum. bu bacaklarin ne onemi var ki. herhangi birinin bacaklariymis gibi. herhangi birinin bacaklarina dokunabilirim. herhangi biriyle sevisebilirim.

cantasindan bir zarf cikariyor.

oku bunu!

hicbir sey demeden yuzune bakiyorum. zarfi ozensiz bir sekilde yirtip, bana yazmis oldugu mektubu okuyorum.

bu mektubu sana verirken karsinda durmak ve okudugun cumlelerin suratini nasil degistirecegini izlemek bana buyuk bir zevk verecek. sakin kafani kaldirip yuzume bakma. eger bunu yaparsan burnuna bir yumruk atacagim ve hayatinda ilk kez kendi kaninin tadina bakmis olacaksin.

elbette ona bakiyorum. ve gercekten agir bir yumruk atiyor. burnum coktan kanamaya basladi bile. okumaya devam edemeyecegimi biliyorum. asiri bir korku kapliyor icimi. muhtemelen beni terk ettigini yazdi cunku bu lanet olasi kagida. su an onu oldurmek istiyorum. orospu. kesin baskasini buldu. belliydi zaten. vajinasindaki killari alisindan belliydi.

okusana devamini, hadi ne duruyorsun.

ne mi duruyorum? it gibi korkuyorum da ondan. nedir butun bunlar. beni terk ediceksen et. siktir git, umrumda degilsin. demek istiyorum. ama agzimdan tek kelime bile cikmiyor. basimi yavasca kagida dogru egiyorum. burnumdan akan kanlar kagidi coktan mahvetmis bile. sag elimle agzimi siliyorum. avucumdaki kana bakiyorum. birden kolumu kaldiriyorum. coktan kurumus olan gozlerini kisarak kafasini egiyor. ona vuracagimi sandi. guluyorum. o da guluyor. kanli elimi yavasca bacak arasina uzatiyorum. once tutuyor ve cekiyor. ama cok israrliyim. devam ediyorum. inlemeye basliyor. sonra da aglamaya.

mektubu okumaya devam ediyim mi?

aglayarak basini salliyor.

benden ayrilmak istiyormus. son kez sevisiyoruz. bir daha onu hic gormuyorum.

---

No comments:

Post a Comment