Tuesday, April 5, 2011

plajda gecirdigimiz o guzel gunu hatirliyor musun?


hava biraz soguktu diye battaniye goturmustuk yanimizda. minibuse binmistik en sessiz sahili bulmak icin. yazlikcilar elbette guzel yaz gunlerine ihanet ediyordu. biz ise ogleden sonranin o uyku getiren rehaveti ile mucadele etmek yerine aldigimiz yiyecek ve iceceklerle, tasli yollardan gecerek, hop hop sekerek terk edilmis evlerin bahcelerine baka baka denizin kenarina ulasmistik. birazdan yagmurun keyfimizi kaciracagini biliyorduk. yere eski bir masa ortusu attik ve cebimizdeki misketleri cikardik. sen hep beni yeniyordun. hic bozulmuyordum buna ama bozuluyormus gibi kaslarimi catiyordum ve bu seni gulduruyordu. metal kapakli dandik sarapla dalgalar birlesince hep cisimiz geliyordu. calilarin arasinda isemeye gitmistim ve bir inek gotumu gormustu. o inek kac gece ruyama girdi bilemezsin. dondugumde battaniyeyi kafandan asagi ortmus oldugunu gordum. kolunu kaldirdin beni de yanina aldin. ucusan kumlar agzima girmisti bile. dislerim gicirdiyordu ve bundan nefret ediyordum. mutluluk ve mutsuzluk uzerine bildigimiz en klise alintilari soyleyip guluyorduk.  bir sigara yaktin. yagmur yagmaya basladi. kumsalin soluk rengi belirginlesmeye basladi. deniz yesile dondu. insanlarin derinlere gitmemesi icin uyari niteliginde asilan tabelanin gicirtisi yaptigini soylemeseydin, hic duymayacaktim. hava karariyordu. kopekler geciyordu onumuzden. hepsi gecerken selam edercesine saga ceviriyordu kafasini. sonra orta yasli bir adam gecti makosenleri ile onumuzden. kumsalda makosenle yurumek nasil bir kafadir? neden kumsalda makosenle yurur bir insan basini one egerek. o adam o gun evine gitmedi bence. ama biz gittik aksam yemegi kokan orta olcekli evlerimize. gece boyunca seni dusundum. gecirdigimiz bu guzel gunu unutmaktan oyle cok korktum ki. dusunmekten beynim uyustu. boynuma dokunusun kalp atislarimi hizlandiriyordu. insanlar nedense ilk basta boynuma bakiyordu ama ilk kez sen boyle dokunmustun. parmaklarini saclarimin arasindan gecirmistin. serin hava ve deniz kokusu beni ferahlatmisti. dudagimdaki yagmur damlalari ile idare ediyordum. sarap kirmizisi yanaklarina ulasinca duramadim tabi. seni isrimak istiyordum. baska turlu ifade edemezdim bu aski. once dudaklarini kanatmak sonra da binlerce opucuk kondurmak istiyordum butun yuzune. tarifi imkansiz bir bosluk gibiydin o gun deniz kenarinda. varliginin sonsuz kalisi bile o boslugu dolduramazdi. bu yuzden gitmistim.

No comments:

Post a Comment