Friday, May 27, 2011

ne yapacagini bilmeyen saskin bir sokak kopegi gibiyim, hangi yone gidecegimi bilememedigim icin etrafimda donuyorum.

ve butun bu donusleri bedenimle yapiyorum keza boynum cok agriyor.

aylar suren yogunlugun ve yorgunlugun, allah belami verdi seklinde feryatlarin ardindan bugun sakin bir nefes alabiliyorum, bunun gayet kisa surecegini bilmeme ragmen triplere girdim amk.

sana da oluyor mu acaba sevgili gunluk, hani boyle bitse de gitsek modunda olup, bitip gittiginde mal gibi ortada kalmak, ne yapacagini sasirmak. onu yapiyim, bunu yapiyim derken hicbir sey yapamadan durmak sadece.
dun butun gun uyudum ve uyandigimda yillar once siktir git diyerek kapilarin ardina ittigim depresyon efendiyle burun buruna geldim. son anda uc film birdene girmese idim. (daydream nation, kaboom ve les amour imaginaires) ve ardindan urban'a dogru yuruyup zaten orada yasayan arkadaslarimla karsilasmamis olsaydim su an ofisteki masamdan sana sesleniyor olmazdim.
gerci sesleniyorum da ne oluyor: su an sol gozum atiyor. kafamin icinde taze yulaf varmis gibi ve sanirim cok mutsuzum. birkac gun sonra dogum gunum gelecek ve oha nasil bu yasa kadar hayatta kalabildim sorusunu sorup duruyorum kendime. surekli aglamak istiyorum ama beynim o kadar uyusuk ki aglama komutunu algilamiyor bile. aklima surekli katalogu hazirlarken ezberledigim yonetmen isimleri geliyor. bir yandan da jacques brel dinliyorum. david foster wallace'in igrenc adamlarla kisa gorusmeler'inin ayni isimli oykusu asabimi bozdu mu ne. niye bozuyosa. sanki bilmiyorum.

hellim.

sanki bilmiyorsun
insanlarin yalan soylerek
erdemli olmaklardan bahsettigi
o guzel gunlerde bile
aslinda birazdan sicmak icin tuvalete gidecekleri
medeniyetin
hellim peynirinden
daha degersiz oldugunu.

sagir sultan tuvalet
isine gelince di mi di mi di mi ler
orospular icin dansa davet
kadinli erkekli orospular
total orji (grup seks haha)
ve sonunda patlatirsin bir eshedu.

OLDU CANİM, ALLES GUT!

No comments:

Post a Comment