Thursday, August 18, 2011

kabusum oldun

cok sicak bir yaz gununde, gozlerimin bugusu henuz geciyorken, yatay ve dikey yonlerdeyiz sabah kosusturmasinda, tanimadigim bir suru insan ve ben kabatas'tan besiktas'a giderken cevreyi hic dusunmeyen o belediye otobusunde hayatimizda duymadigimiz bir gurultuyle saskina donduk. kipkirmiziligin bu kadar rahatsiz edecegini bilmezdim. kimin acisina kurban olmustuk, bunca yil sustugumuz icin mi o otobuste hayata gozlerimizi yummustuk inan bilmiyorum. nasil da gercek bir kabustu. onumdeki yasli teyze sarmisak kokan nefesiyle kelime-i saadet getiriyordu. alarmlar, alevler, dumanlar. et parcalari, buyuk bir ocakbasinda etlerimiz yaniyordu. yer misin, yemez misin simdi soyle! paket yapiyim mi kolumu? tok musun ey insanoglu? 
kimin savasina kurban gittim soylesene. vergimi verdim ben, peki ya sen? bana degil, beni sevenlere hesap ver. 



No comments:

Post a Comment