Monday, September 28, 2009

hirka kabugundan seckiler.

'senin cocugun olursa kesin ponyo gibi olur' dedi. ponyo kim ki? do google. 'hmm sirin gorunuyor, olur,' dedim. gulduk ama sesimizi duymadik cunku, internetten gulduk.
bugun herkesin elinde maket bicagi ve koli bandi var. tasiniyoruz sonunda. sonra, ozge vogue turkiye'nin koordinatoru olacakmis. insanlar tebrik ettiler. hayatta onemli bir adim atmis galiba. ben boyle seyleri pek idrak edemiyorum ama yakinda etmeye baslasam iyi olacak.
su eylul ayninin defolup gitmesini istiyorum sevgili gunluk. merkurun tahribatlarina dayanma gucum kalmadi. evet, baska turlu aciklayamiyorum. dusun yani seksen yilda bir mi ne merkur benim burcumda geriliyormus. buyuk yikimlarin habercisiymis. sanki bir sene gibi surdu. oh my.
aslinda cok isim var. bienali yeniden dogru duzgun gezmem gerek. beuys'a da hala gidemedim. oysa ne cok severim. bir kere berlin'de hamburger bahnhof'ta kece takim elbisesine dokunmaya bile calismistim ve pis alman kadin gorevli ayisi hallt diye anirmisti. ne var ya, sanat eserinin sicakligini tenimde hissedemez miyim?
su tez isini lutfen artik halledeyim. sonra da iste calismaya baslayayim. roman da kalakaldi oylece, iyi mi. roman demisken, polanski'yi de gozaltina almislar. bunca yil niye almamislar zaten onu anlamamistim. pis sapik. cukunu ne kizcagiza sokuyorsun. she's just 13.
neyse. yildirim'dan guzel bir yazi. faydasi dokunur. sonra da talk to me, talk to me, talk to me.

Her şeye rağmen hakikatlerle yüzleşmek, yeni bir hayatın ilk adımlarıdır.

No comments:

Post a Comment