
dun antony todd'un nisantasindaki magazasinda gezinirken bir suru sey begendim. ve sonra panige kapildim. cunku begendigim seylerin cogu, ee aslinda, hmm klasik degil de boyle daha bir sicak kentli idi. aa ne oluyor ya, bir saniye sen modernin dibini seversin dedim aynadaki bana. sonra bu konu uzerinde bayagi dusundum ve yaslandigima karar vermedim. hayir, sadece cozy seylerden zevk aldigimi fark ettim. modern rustik deyip gectim. yok daha neler, damask desenli bir yatak basligim olamaz ama galiba floral olabilir. iste boyle. bugun biraz basim agriyor. hafif bir carpinti da yok degil. kahveyi suclamak adettendir. minnie'den de haber yok kac zaman oldu. peter'in olumu onu bir hayli sarsti tabi. zor isler. gecenlerde evlerine ugrayayim dedim. nedense minnie'yi orada bulabilecegimi dusundum ama karsilastigim manzara karsisinda soklandim. bir zamanlar peter ve minnie'nin yasadigi evin icinden sanki bir hortum gecmisti. uzunca bir sure oylece eve baktim sonra da bir sigara yakip uzaklastim.
eve ulasmam bayagi vakit almisti. hem nasil oldugunu ogrenmek icin hem de olanlari anlatmak icin annemi aradim. annem yine her zamanki gibi sacmasapan seyler soyledi. neymis efendim, minnie ruhunu gablon'lara satmasaymis basina bunlar gelmezmis. ay yazikmis sabine'e oglu minnie gibi bir seytani sevmis diye. vs vs. aradigima pisman oldum. zar zor kapattim telefonu. uzunca bir sure annemi aramam herhalde. gablonlarin politik durusunu anlamiyor olabilir, tamam bir sey demiyorum, yasina veriyorum ama minnie'yi de bu kadar suclamasi cok agir geldi. sonucta minnie benim ilk birlikte oldugum disiydi. bir daha da hicbir disiyle birlikte olma cesaretim olamadi. sanirim annem bu yuzden minnie'yi sevmiyor. ibneligimin musebbibi saniyor onu. ah ne sacma, ne sacma.
sanirim artik sabine'i aramaliyim. ve olanlari bir de ondan dinlemeliyim. ama once su metal artiklarini ogutmem gerek.
No comments:
Post a Comment