Sunday, October 17, 2010

dort kose.

okumak istedigim o kadar cok kitap var ki aklima geldikce isimleri deliricekmis gibi oluyorum. zamansizligin en fena kismi da okuyamamak galiba. buldugum dakikada kivrilip iki satir okumak icin debelenen bedenimle karsi karsiya kaliyorum. egilip bukulmus halim umrumda degil. muhtemelen cok vaktim olsaydi okumaktan bu kadar zevk almayacaktim. vaktim bolsa sacmaliyorum. beni bol vakitlerle terbiye etmeyin.

bugun harika br gun gecirdim. deniz ile yemek yedik, kahve ictik, sarap ictik, sonra akilli tivi izledik, gulduk, eglendik. sonra gece oldu ve su an yani basimda harika bir kitap var. gozlerim catlayana kadar okuyacagim. onla benim arama kimse giremez. asiri heyecanliyim. cuma gunu ofiste okudugum george perec de ayni hale sokmustu beni. bunu tarif edemiyorum iste: bazen az sonra bunu okuyacagim diye baktigim satirlarin karsisinda titriyorum. cocukluktan beri boyle bu. anadolu lisesi sinavlarina hazirlanirken yorganin altindan el feneri ile okudugum charles dickens'lar yuzunden mi acaba? ah babacigim ah, cok yanlis bir donemde almistin o dunya klasiklerini. yaz tatilinde alsaydin belki de ben boyle birisi olmayacaktim.

opucukler, iyi geceler.

No comments:

Post a Comment