Thursday, October 14, 2010

not-lar

3. buyuk parmakkapi sokakta okul cikisi cocuk yigini. anneleri ile. turku barlardan sokaga tasan gecenin agir kokusu. sokagin kenarindaki sandalyelerde yemek yiyen insanlar. nizam pidenin garsonlari. cocuklarin eksik disleri. suveterin altindan cikan gomlek. annelerin basi bagli. basi bagli annelerin basinda ucuz sentetik parlak renkli esarplar. cok fazla cocuk. yurumek imkansiz. hepsinin yuzunde buyumek icin sabirsizlanma halleri. buyumeyi dusunmek istemeyen ve hayal kurmayan bir cocuk bile yok. hayata aclar. hepsi aga camiinin yanindan tarlabasina dogru yoneliyor. cantalari kendilerinden buyuk bu cocuklar evlerine gidince ne yapacaklar. peslerine takilmiyacagim elbette. oturup dusunecegim.

11. yagmur oyle cok yagiyordu ki hic durmasa ne olur istanbul'un hali. dark city dedik. yagmurun asla durmadigi intanbul'da olaganustu hal ilan edilir miydi? sehri kac kisi terk ederdi? cok yagmur degil, sanki biri spreyle sehrin ustune sikiyor. her yer her daim islak.

44. aslinda cok buyuk bir festival alani. ama ilk bakista kucuk gorunuyor gozune. ana sahnenin etrafinda toplanmis insanlar cilgik atiyorlar. yalniz basinasin ve ilk defa yalniz olmadigi icin sikilan canina bok gibi bir dilim pizza hediye ediyorsun. kizlar cok guzel. cok guzel kizlar var. guzelliklerinin ne kadar siradan oldugunu sonradan anlayacaksin. birinin sana gelip they are just ordinary demesi gerekecek bunun icin. sevdigin bir insan kac saniyede gozunden duser. olan bir sey nasil yok olur. sebepsiz yere degil. o oyle oldugu icin ve sen boyle oldugun icin. dunyada sevebilecegin ve veya ya ya da en az 400.000 kadin var. sadece tanismamissin onlarla. bu da boyle bir insan.

16. yanda iliskilerini kurtarmaya calisan bir cift var. kiz erkege yeni tanistigi bir cocuktan bahsediyor. erkek uzgun ama kizi kaybetmemek istedigini soyluyor. senin yaninda iki saat once tanistigin bir cocuk var. surekli konusuyor. sussa olur. ama surekli yasadigi sehirden, arkadaslarindan bahsediyor. iyi biri belli ki. ama canin sikiliyor iste. aklinda baska baska seyler. cocuk ayaga kalkiyor. yavasca yuzune yaklasiyor. opecek iste belli. hicbir sey yapmiyorsun. onun sana yaklastigi golgeye bakiyorsun. sonra seni operkenki golgene. duvarda iki kafa. yandaki ciftin kadin olani aglamaya basliyor. iki kafaya hickiriklar eslik ediyor.

22. ara sokaklar kumas dukkanlari ile kapli. boyle de bir semtimdi bomonti. ulasmaya calistigin buzhane modunda bir fotograf studyosu. arabalar fiskiriyor her yerden. insanlar desen karinca gibi. delirecek gibi oluyorsun. ust katlarda bir evin olsa da gitsen otursan ve bir daha cikmasan diyorsun. bu yollar ancak sonunda bir ev olursa tahammul edilebilirdi. diye dusunuyorsun.

87. ilk sevgilinle evlendin. cocuk da yaptin. evin de var. isinde de olabilecek en iyi noktadasin. kocan iyi biri. ikinci cocugunu dogurdun. araba aldin kendine. emekli olsam da koye gitsem diyorsun. koydeki evinin bahcesine ekecegin bitkilerin hayalini kuruyorsun. hayatinda korkunc bir degisiklik olmayacak muhtemelen. sanslisin.

1 comment: