Tuesday, March 22, 2011

olum hakkinda bir yazi: hatirladigim bir kac olum: hic kimse vazgecilmez degildir.

william faulkner'in as i lay dying'ini murat belge `dosegimde olurken` olarak cevirmis. cok uzun zamandir bu kadar doyurucu bir ceviri okumamistim. su gibi akiyor serefsiz. usenmedim elbette, aslina da goz attim kimi zaman. hazir da uyuyamazken bir olunun ardindan bu kadar saf bir dilin nasil kurulabilecegi uzerine dusundum. butun o agdali sozler ve uzerine yapisan her sey anlamini yitirdi. faulkner kendini hep guneyli olarak nitelendirmis. belli ki guneyin insanlarini gozlemlememis, icmis. tanidik bir cevre icerisinde yarattigi karakterler ile bir olunun ardindan kimler neler hisseder diye dusunmus. bunu cogumuz yapiyoruzdur. acikcasi olumu ilk ne zaman ogrendim hatirlamiyorum. bir cocuk olumu nasil anlar zaten, hicbir fikrim yok. sadece cok kucukken bir keresinde annemin olecegini dusunup komaya girdigimin anisi var bellegimde. morarana kadar aglamistim. annem olmedi cok sukur. lakin bu giris pek iyi olmadi. ve aliskanliga donustu. ilerleyen yillar icerisinde tanidigim herkesin olecegini dusunerek agir depresyonlara girdim desem yalan olmaz. bir kere husnu dedem olecek diye sehirlerarasi bir yolculukta aglamis ve ardindan korkunc bir sekilde kusmustum. husnu dedem hala hayatta. lakin kadir dedem oldu ama. o zaman lise son siniftaydim. oss'ye cok az kalmisti ve acikcasi kadir dedem oldugunde neredeyse hic aglamadim. bu konu ilerleyen yillarda kafami bir hayli kurcaladi. neden aglamamistim. cok sevdigim dedemi hayatim boyunca bir daha goremeyecektim ve gozumden tek damla yas inmemisti desem yalan olur ama hickira hickira aglamamistim. bunun nedenini hala bulabilmis degilim. lisedeyken bir arkadasim trafik kazasinda olmustu. herkes aslinda intihar ettigini soyluyordu. cenazesini okulun bahcesine getirmislerdi. arkadasimizin son yolculuguna katilacaktik. son yolculuk? herkes cok uzgundu, mudur yardimcisi bey olga'nin aglamaktan bitap dusmus babasina bakarak uzuntulerini dile getiriyordu. sehrin bulvarlarindan birindeki camii'ye gittik. aglamadim.
ilkokuldayken babamin kuzeni amcanin olum haberi geldi. bir otobus yolculugunda trafik kazasina kurban gitmisti. kurban gitmek? butun yasli kadinlar fisir fisir olunun bedeninin paramparca oldugundan bu yuzden de yikanamadigindan bahsediyordu. babaannemin zorla agzima yemek sokmaya calistigini hatirliyorum. midemin cok bulandigini, israr etmemesi gerektigini soyledim ama dinletemedim. kucagima kustum.
kadir dedemler cok kardesti. kadir dedemin en cok sevdigim kardesi davut dede idi. cunku kucukken oyuncak bebek getirirdi hep. cok da iyi bir insandi. kuzenim ve ben essek kadar olmamiza ragmen bize hep cikolatalar alirdi ve komikli seyler anlatirdi. davut dedenin olum haberi de ansizin geldi. esi nazmiye yenge panik halinde herkesi aradi. gece uykusunda beyin kanamasi gecirmis, yesil yesil kusmustu. hemen hastaneye goturduler. fakat kurtaramadilar. kuzenim aysel cok agliyordu. ben ise kekelemistim. hayatimin sonuna kadar oyle konusacagimi sanip paniklemistim. aysel'e ne diyecegimi bilemiyordum bir turlu. olumun ardindan basin sagolsun denirmis. genclik yillarimin yazliklarinda tanistigim ve muhtemelen ilk kez optugum erkek de bir trafik kazasinda olmustu. kimseye basin sagolsun diyemedim. aglamadim da. gecen sene ise n gitti. beni onla tanistiran sevgili insan telefondan haberi verdi. nisantasi'nda is guc pesinde kosusturuyordum. yanimda esra vardi. bir kaldirima coktugumu hatirliyorum. aglamiyorum saniyordum ama esra israrla rimelimin aktigini soyluyordu. ayaga kalkip biraz yurumeye calistim. ayagim bir seye takildi ve yere dustum. corabim yirtildi, dizim kanamis. kimseye basin sagolsun diyemedim. hic sesim cikmadi. beyazlara sarilip topraga verilen cansiz bedeni gormem hic iyi olmadi. nedense orada o degil de ben olmaliydim gibi hissettim. ilk kez bir olumde kendime boyle bir pay cikardim. haksizlik degil de, sanki yanlis secimmis gibime geldi. ne gerek vardi. o olmamaliydi. ilk defa nikahinda bulundugum birinin cenazesinde de vardim. olmaz olaydim. bir kere merdivenli bir sokaktan inerken ayagima bir kedi dolandi. beni yurutmuyor ama miyavlamiyordu da. orada aklima n geldi.  sanirim ilk defa birinin olumune bu kadar agladim. aradan cok zaman gecmisti. bes ya da alti ay olabilir, bilmiyorum. aslinda dahasi da var ama su an herkesin zaman zaman yaptigi kendi olumunu dusunme boyutuna gecmek istiyorum. hatta arttiriyorum, kendi olumunu dusunmek ve buna aglamak. goruldugu uzere olumun ardindan cok aglayamiyorum. kendi olumumu milyon kez dusundugumu itiraf etmem lazim. ilk ergenlik yillarimdan kalan aliskanlik ama bosuna dalga gecmeyin cunku cogunuz bunu yapiyorsunuz, biliyorum. her neyse. kendi olumumu dusunup aglama kabiliyetim var. belli ki olumun kendisinden cok onun dusuncesi beni aglatiyor. her iki kumeyi de kapsayan kusma boyutu var bir de. neden olum beni kusturuyor acaba? midemin icindeki son siviya kadar, ogurerek hem de cok afedersiniz. kendi olumumu en son ne zaman dusundugumu aciklamak istemiyorum. ne kendime ne de sana. ama cok uzun zaman olmadi. bir anda kendime muhtesem bir olum senaryosu yazdim. hayir, tahmin ettiginiz gibi saskin bir insan oldugum icin araba carpmiyordu bana. veya intihar da etmiyordum. kendime yakistirdigim olumde korkunc bir hastaliga yakalanmak vardi. aniden degil, surunerek, aci cekerek olecektim. o an buna nasil inandim bilmiyorum ama elim ayagim bosaldi. annemi dusundum, babami dusundum. sonra basima boyle bir sey gelse uzulecek olan arkadaslarim. aman tanrim. peki ben saglikli iken beni terk edenler. onlar da kendilerine pay cikaracaklar ustelik. bu ne curret. kalbimi kiranlar ozur dilemeye calisacaklar, kaburgasizlar. hayir, hayir boyle bir sey olmayacak. cunku kimseye soylemeyecegim. ailemi perisan edemem. kacip giderim en iyisi. kaybolurum. en azindan kayip sanirlar, deli idi derler, o kadar uzulmezler. uzulmek? bir insani sonsuza dek goremeyecegin icin bir daha uzulur musun? sevdigin biri ise uzulursun. cok sevdigin biri ise kahrolursun. sonra da utanmaz oldugun icin kendi olumunu dusunursun ve hayat devam eder. cunku hayat anladigimiz tek sey. bu yuzden hayattayken istedigimiz kadar igrenclesebilir, kalp kirabilir, bencillikler edebiliriz. nasil olsa oldugumuzde eninde sonunda arkamizdan birileri aglayacak. iki damla goz yasinin ardindan ise hayat devam edecek. tipki olmeden onceki gibi. bir tek olenin orda olmadigi hayat. bak iste vapurlar ayni vapurlar. bir tek sen yoksun orada. bak ben oturmuyorum su an bu kadife dosemeli koltukta. bir saat sonra gittigim ofisteki koltugumda baskasi var. islerin hepsi tikir tikir yuruyorlar. butun sevdigim insanlar muhabbetteler. kalbini kirdiklarim yorumsuzlar. canimi acitanlar dertliymis sanki. neyse ki olunce geciyor. olen degil ama kalanlar iskembeden haklarini helal ediyorlar. cunku olunun arkasindan kotu konusulmaz. dedikodu da yapilmaz. yasarken her seyin sebestisi var. istediginiz kadar alcalabilirsiniz. olunce olmaz. bu dunyanin ahlak anlayisi boyle. yasayana degil, oluye deger verilir. zira oluleri uzemezsiniz. iste boyle arkadaslar. ruyamda allah tarafindan dia\ya yollandigim icin uykum kacti ve faulkner\in son yapragini okudum. simdi de olmeye gidiyorum. bu arada bence benden once olmeyin. zira yuzde doksan arkanizdan kusucam.

No comments:

Post a Comment