bu pazar gununu golge kahvede geciriyorum. su an saat 19.07 ve is icin halletmem gereken zirvaliklari tamamlayip kendimi john green'in looking for alaska'sina vermis halime bakiyorum.
yasasin pdf dunyasi. money for nothing, books for free.
bir yandan da future islands'in in evening air albumunu dinliyorum. her sey cok guzel birbirine ekleniyor. muthis uyum desek yeridir.
kapiya dogru duran masayi baska biri kapmis. cocuk yaziyor da yaziyor word dosyasina. yazar midir nedir anlamadim. ama guzel bir duygusu var. kalkiyor, disari cikiyor, sigara iciyor. sonra bilgisayarina donuyor, tik tik tuslara basiyor. tus seslerini duymuyorum cunku baska seyler dinlemekle mesgulum. ama hissediyorum ya da oyle oldugunu hayal ediyorum.
disarda bir adam bir kadin oturuyor. saatlerdir konusuyorlar, yemek yiyorlar. onlar da pek guzel. hava cok guzelken evde durmamak lazim. benjamin hep cok hakli. kendini hayatin akisina birakmak lazim. sanirim bu sehirde yapmaya alisik olmadigimiz sey de bu. herkes kaniksadigi kucuk deliklere gidip oturuyor ve her sey yerli yerinde, hayat gecip gidiyor.
oysa berlin'de boyle degildi. cunku insanlar biraz sicaga muhtac. gunes belirdi mi parklardalar. kimsenin evi dusundugu yok. ama burasi cok kalabalik. hayir! problem kalabaliklar degil. problem simariklik.
iyi ki sokaga cikmisim ve buraya gelmisim. kendi kendimi ancak bu kadar mutlu edebilirdim.
guzel bir kafe, leziz bir sandvic, hos bir kahve, zeka piriltilari sacan bir yazarla tanismis olmak, ve cagimizin vebasindan muzdarip olmayan muzikler dinlemek.
ve en komigi, urban'dan tanidigimiz garson da buradalar.
neyse biraz yuruyus yapmaliyim. her sey cok guzel olacak. cozecegim butun dertleri. analizden biktim. konusmaktan yoruldum. cozum vaktidir sevgili ebeveynlerim. you never understand me, please do not try to understand me.
all i want is to be free.
evet ya, ben kendimi anladiktan sonra size ne be size ne be size ne.
No comments:
Post a Comment