dislerim kasiniyor. delice hem de. bebekken de boyle mi kasinirdi? dislerim yerinden mi cikmaya calisiyordu 27. yasimda? bu da basima gelecekti? yoksa dissiz mi kalacaktim? bir de sag kulagimin alti aciyor. KES! her yerim iltihaplanmis gibi. KES! insan vucudu ne acayip bir sey. bazisi hep cok guclu, bazisi cit kirildim. benimki mizmizlanir ama kirilmaz turden. oyle cok usumem. herkesin kurklere sarildigi soguk kis gecelerinde bile tisortlerle gezerim. yine bir gun, o cok soguk kis gununun tekinde, vucudum mizmizlanirken, roni'nin ofisine gidip internetten arastirma yapmam gerekiyordu. evimde bilgisayar yok. internette izimi zaten bulamazsin. belki okuldan birileri adimi bir yere yazmistir. kendimi adimi hic google'lamadim. ama roni google'lamistir kesin. iki aydir cikiyoruz. bir barda tanistik aksam desen degil, gece desen degil bir vakitte. yesil gozlerini isildatarak arkadasina bir seyler anlatiyordu. ne istedigini sordum? cevap vermeden onune cek birasi koydum. sonra beni calistigim bara geldi hep ve her sey boyle basladi. ama onu cok sevmiyorum. sorunlu bir tip. cok duz seylerin altinda enteresanlik ariyor ve ustelik her seyi ayni anda yapmaya calisiyor. ben ise okula gidiyor ve hayatimi kazanmak icin garsonluk yapiyorum. gecici bir is garsonluk. okul bitine kadar. hayat sonra baslayacak ya? istedigim evde oturabilecegim ve istedigim kiyafetleri giyebilecegim. roni'yi coktan terk etmis olacagim o zamanlar geldiginde. belki adini bile hatirlamayacagim. onun geleceginde saclarini ucuz kizila boyayan cakma bir gotik yatiyor. evinde kedisi ile kotu muzik dinleyen biri. neyse bu zamanlar gececek.
herkesin hayatinda gecis donemleri varDİR.
ben herkes degilim ve sanirim kendimden baska kimseyi sevmiyorum.
ina, berlin, 2010.
No comments:
Post a Comment